1 Aralık'ı geçmişte bırakmışken artık beklenen post'u atmanın vakti geldi diye düşünüyorum.
Evet ben de artık bir Sony Brand Ambassador'um. Her ne kadar son anda bu işi yapmaktan cayan bir insanın yerine geçip diğerlerine göre 2 ay geç başlamış da olsam sonunda başlayabileceğim ben de. Geç oldu ama güzel olacak gibi ;)
Diğer BA'ler 2 ay önce başladığı için haliyle ben de olayların çok içinde değildim ama artık kolları sıvamanın vakti geldi. Bu sebeple diğerlerine bir an önce katılmak ve onların çoktan almış olduğu eğitimleri almak, Sony yöneticileriyle tanışmak vs. için tek başıma bitanecik şehrim İstanbuldaydım bu haftasonu. Bu kısa serüven, benim için alınan uçak biletiyle Sabiha Gökçen'e indikten sonra Simgeyle tanışmamla başladı. Facebook'un velinimetleri sayesinde birbirimizi daha önce görmemiş olmamıza rağmen hemen tanıyıverdik. Minik bir tanışmanın ardından taksiye atlayıp Sony'ye gittik. Kimliklerimizi bırakıp ziyaretçi kartı aldık ve beni bekleyen yöneticilerle tanışmak üzere yukarı çıktık. Ve şimdi sıra geldi Skype'ta benle mülakat yapan Aslı Hanım ve Ayşe Hanımla birlikte diğer yöneticilerle tanışmaya. Sıcak bir karşılama ve tanışmanın ardından aç olup olmadığımızı sorup mutfaktan istediğimizi alabileceğimizi söylediler. Sanki 40 yıldır ordaymışcasına Simgeyle birlikte gidip kendimize birer kahve yaptık :). Ardından diğer BA'lerin daha önce hep birlikte aldığı eğitimi ben tek başıma almak üzere Simgeyle birlikte toplantı salonuna geçtik. Herbir üründen sorumlu managerlar tek tek ürünlerini anlattılar. Yaklaşık 5-6 saatlik bir eğitimin (eğlenceli sohbet de diyebiliriz) ardından yoldan gelmiş olmanın yorgunluğuyla birlikte kendimi evime zor attım. Annem babam ve kardeşimle de kısa bir hasret gidermenin ardından günümü heyecanlı heyecanlı onlara da anlattım.
Sıra geldi ertesi günee. Ertesi gün diğer tüm BA'lerden, geçen tüm bu 2 ayın feedbackini alacakları toplantı için Maslak'a gittim. Sabah şirin bir toplu kahvaltının ardından toplantı salonuna geçtik. Tabi benim henüz bir deneyimim olmadığı için bana sadece tüm gün oturup dinlemek ve olayları çözümlemek düştü. Diğer fun maker'lar da managerlarla birlikte karşılıklı deneyimlerini, fikir ve önerilerini paylaştılar. Yemek molası verildiğindeyse şipariş edilen pizzalarımızı yerken ben de ilk defa tanıştığım diğer BA'leri daha yakından tanıma çabasındaydım. Pizzalarımız da bitince bu küçük molanın ardından tekrar toplantıya devam ettik. Eğlenceli ama bir o kadarda yorucu bu 6-7 saatlik uzun toplantının ardından uyuşmuş beyinlerle birbirimize veda edip bir sonraki bu güzel Istanbul ziyaretini 4 gözle beklemeye başladık bile..
